DİYET

Hamilelikten Önce Tüketilmesi Tavsiye Edilen 4 Besin Türü

Hamilelikten Önce Tüketilmesi Tavsiye Edilen 4 Besin Türü

Eşiniz ve siz çocuk sahibi olmak için uzun süredir konuşuyor ve henüz bunu gerçekleştiremiyor olabilirsiniz. Bunun en temel nedenlerinden birisi de hamilelik öncesinde vücudunuza giren besin değerlerinin çok önemli olmasıdır. Yiyecek olduklarınızı ve eğer sahipseniz diyet listenizi hamilelik öncesinde gözden geçirmelisiniz. Hamilelik sırasında dikkat edeceğiniz besin alımına hamile olmadan önce dikkat etmeye başlamanız en kritik noktalardandır. Belirtmeye çalıştığımız hamilelik öncesi dönem yaklaşık olarak hamilelikten minimum 2-3 ay öncesidir. Eğer geleceğe yönelik hamilelik planlarınız varsa en az birkaç ay öncesinden yiyip içtiklerinize dikkat etmeye başlamanız gerekmektedir. Daha öncesinde çocuk sahibi olanlar bütün bunları tecrübe etmiş olabilirler fakat ilk defa çocuk sahibi olacak çiftler için aşağıda sıraladığımız 4 çeşit besin tercihi doğurganlığı artırmak ve vücudu çocuk için hazırlamak açısından oldukça önemlidir. Şimdi birlikte vücut verimliliğinizi artıracak ve çocuk sahibi olmanıza pozitif etkiler yaratacak besin gruplarını inceleyelim.

  • Yüksek Kalite Proteinler

Yapılan çalışmalar neticesinde yüksek kalitede proteinlerle beslenen bir kişinin vücut sağlığının arttığı gözlemlenmiştir. Çalışmalar neticesinde %40 oranından az karbonhidrat ve %25 oranında veya daha fazla protein içeren diyetlerin, yüksek karbonhidratlı ve düşük proteinli diyetlere göre yumurta kalitesini oldukça artırarak doğurganlık oranını iki katına çıkardığı tespit edilmiştir.

Öte yandan proteinlerin yanı sıra vücuda alınacak olan yüksek kaliteli yağlarda doğurganlık açısından oldukça önem arz etmektedir. Öncelikli olarak vücudunuza almış olduğunuz proteinlerin bütün amino asitleri içermiş olduğuna emin olmanızın ardından yağ alımı konusunda da dikkatli olmalısınız.  Özellikle sporcularında protein açısından zenginliğini göz önünde bulundurarak tükettiği yumurta, beyaz et ve balık ürünlerini tüketmeye özen göstermelisiniz. Somon balığı gibi Omega-3 açısından zengin besinleri vücudunuza almanız ileride oluşacak olan hamilelik durumlarına karşılık oldukça destekleyici nitelikte olacaktır.

Bütün anlattıklarımıza nazaran eğer siz vejetaryenseniz baklagiller sizin açınızdan protein kaynağı olarak tüketilebilir. Ayrıca baklagillerden karşılayacak olduğunuz protein miktarının yanında vücudunuza oldukça yüksek demir de sağlamış olursunuz.

  • Folik Asit

Geleceğe yönelik planlarınız arasından bir yıla yakın bir sürede hamile olmak varsa şimdiden folik asit tüketimine başlamanız gerekmektedir. Diyet listesine sahip olun olmayın kendinize bir liste oluşturarak günlük folik asit tüketimini kontrol etmelisiniz. Destekleyici nitelikte eczanelerde bulabileceğiniz folik asit içeriklerini kullanabilmenizin yanı sıra doğal yollardan tahıllar, sebzeler ve turunçgillerden de folik asit gereksiniminizi karşılayabilirsiniz. Özellikle doğum öncesinde 400 ile 600 mg arasında folik asidin vücudunuzda bulunması gerekmektedir. Eğer vücudunuzda 800 mg civarında folik asit bulundurursanız doğumunuzda yaşanacak birçok kusuru da ortadan kaldırabilirsiniz.

 

  • Omega-3 Yağ Asitleri

Hamile olmadan önce ve hamilelik sırasında Omega-3 tüketiminin oldukça yararlı olduğu bilinmektedir. Bunun en temel sebeplerinden birisi de vücudunuzun hormonsal dengesinin değişmemesi ve sağlıklı bir şekilde işleyişine devam edebilmesi için besleyici yağlara ihtiyaç duymasıdır. Dolayısıyla vücudunuza alacak olduğunuz sağlıklı Omega-3 yağlarıyla birlikte önünüzdeki birkaç ay içinde hamile kalma şansınızı artırabilirsiniz. Haftanın en az olmak kaydıyla 1 günü balık tüketimine özen göstererek bu yağ asitlerinin vücudunuza girmesini sağlayabilirsiniz.

Günlük yaşantınızda hemen her gün 1000 ile 2000 mg arasında Omega-3 yağ asitlerinden tüketmeye çalışmanız oldukça önem arz etmektedir. Yine belirtmiş olduğumuz gibi bu yağ asitlerini en doğal yol olan balıklardan alabilirsiniz.

  • Meyveler ve Sebzeler

Eğer hayatınızın merkezinde meyve ve sebzelere yer yoksa en büyük yanlışlardan birini yaptığınızı söyleyebiliriz. Hamile kalmadan önce vücudunuzu bir bebeğe yönelik hazırlamanızda size en çok yarar sağlayacak besinlerden biriside meyve ve sebzelerdir. Sebze ve meyveler içerik olarak bolca antioksidan ve temel besin öğesi sağlamakla birlikte iltihabi reaksiyonları da en aza indirici özelliğe sahiptir. Mevcut yaşantınızda kolay bir şekilde hazırlanan hazır yemek ürünleri tüketiyorsanız, işlem görmüş tahılları ve şeker ürünlerini kullanıyorsanız oldukça dikkat etmeli ve yemek planınızı baştan aşağı yenilemelisiniz. Çünkü bu ürünlerin içerisinde vücudunuza yarar sağlayacak herhangi bir antioksidan ve besin değeri bulunmazken aynı zamanda yiyecek olduğunuz hazır yemek ürünler vücudunuzun kolay hastalanmasına ve iltihabi reaksiyonlara açık hale gelmesine yol açar.

Eğer obez bir kişiyseniz ve çocuk sahibi olmak istiyorsanız, kilo vermeniz sizin açınızdan oldukça sağlıklı olacak ve doğurganlık oranınızı artıracaktır. Fakat şunu da unutmamalısınız ki spor yaparak ve kalorilerinizi azaltarak doğurganlık oranınızın artmasını sağlamanız mümkün olmayabilir. Doğurganlık oranınızı artırmanın yolu hem spor yaparak ve kalorilerinizi azaltarak kilo vermek hem de dengeli, kaliteli ve yüksek değerli gıdalarla beslenmekten geçer. Bu nedenle obez bir anne adayının direkt olarak kilo vermeyi amaçlamasını değil, kilo verirken aynı zamanda almış olduğu besin öğelerinin de vücuduna yapıcı bir etki göstermesini isteriz.

Bütün bunlarla birlikte, doktor kontrolünü de aksatmadan, sağlıklı bir doğum öncesi dönem ve hamilelik dönemi geçirebilirsiniz ve bebeğinizin dünyaya gelmeden önce gelişim gösterdiği yeri oluşturabilirsiniz.

 

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Sayfalar

To Top